Mustafa Destici: Doğu Akdeniz'de Olmazsak Antalya Körfezine Hapsoluruz!

''DOĞU AKDENİZ'DE OLMAZSAK ANTALYA KÖRFEZİNE HAPSOLURUZ''

Doğu Akdeniz gerilimi konusunda önemli açıklamalarda bulunan Mustafa Destici ‘’ Dış politika milli bir mesele. Biz Türk Milliyetçileri olarak hadiseye hep böyle baktık. Böyle bakmaya devam ediyoruz. İktidarda kimin olduğu önemli değil. Irak’ın Kuzeyi’nden başlayıp, Suriye’nin kuzeyinden devam eden ve sonunda Libya’ya gelerek meşru hükümetle imzaladığımız bir Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması var. Yunanistan başta olmak üzere, Mısır, İsrail ve onların arkasındaki küresel emperyalist güçler ve Avrupa Birliği’ni rahatsız etti. Her ülke anlaşmalar yapabilir ama konu Türkiye olduğunda Doğu Akdeniz’de Türkiyesiz hedefleri var. Dışarıda bunu anlıyoruz ama içeride anlayamıyoruz. Libya’ya tezkere oylanıyor maalesef CHP ve HDP’nin başını çektiği İyi Parti ve Saadet Partisi’nin de içinde olduğu Millet İttifakı buna hep birlikte ‘’Hayır’’ diyor. Asker göndermeye yine aynı şekilde ‘’Hayır’’ deniyor. ‘’Bizim ne işimiz var orada’’ dedikleri yerlerde binlerce kilometre öteden Fransa’nın, ABD’nin ne işi var? Bunları sorgulamayanlar Türkiye’ye soruyorlar. Biz oralarda olmazsak Antalya körfezine hapsolma gibi bir tehlikemiz var. Yunanistan Türkiye ile boy ölçüşebilecek bir ülke değil ama arkasına Fransa’yı, Almanya’yı alarak Türkiye’ye karşı bir kuvvet gösterisinde bulunuyor ve Türkiye’nin hemen burnunun dibinde olan ve hem Lozan ile hem Paris Antlaşması ile silahsızlandırılması kayıt altına alınmış ve asker bulundurulmayacak adacıklara Yunanistan asker çıkartıyor, silah yığınağı yapıyor. Türkiye’nin bunu seyretmesi söz konusu değil. Daha öncesini konuşacaksak Lozan’dan başlamamız lazım. Lozan’da bu adalar neden İtalyan’lara bırakılmış? Hadi Lozan’da ülke kurtarılmış, belli zorluklar vardı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalyanlar on iki adalar başta olmak üzere adaları terk edip, İnönü döneminde onlara teklif ediliyor. Türkiye bunu kabul etmiyor. Biz ikinci Dünya Savaşı’nda yokuz diyor. Daha sonra bu adalarla ilgili Paris Antlaşmasına oturuluyor. O zaman ki yetkililerimiz Türkiye’den bu antlaşma masasına oturmak için izin istiyor. İnönü hükümeti yine aynı cevabı veriyor ve tamamen adaları Yunanistan’a bırakıyoruz. Adaların Yunanistan’a bırakılması o dönemdir. O zaman bir statü belirleniyor ama bu statünün içinde de asker bulundurma ve silahlandırma yok.

''TOPYEKÜN CEVAP VERMELİYİZ''

Türkiye içindeki muhalefetin yıkıcı muhalefet yapmaktan vazgeçmesi lazım. İyi niyetliyseler hem Doğu Akdeniz hem de Yunanistan konusunda hükümetin yanında olmaları lazım. Yunanistan’daki bir gazete Türkiye gibi büyük bir devletin Cumhurbaşkanına hakaret, hatta küfür etme gücünü nereden alıyor? Buna topyekün bizim cevap vermemiz lazım. Hakkını yemeyelim muhalefet partilerinden bazıları hafif sesle de olsa cevap verdiler ama güçlü bir şekilde ‘’Haddini bil’’ dememiz lazım.  Yunanistan bir de gözdağı vermek için tatbikat yapıyor ama Türkiye bunlardan korkacak bir ülke değil. Vakti geldiğinde Batı Trakya da Selanik de, Adalar da gerçek sahibine kavuşacaktır.’’ şeklinde konuştu. 

''TÜRKİYE'NİN GÜÇLENİRSE İSRAİL GAZZE'DE ZULÜM YAPAMAZ''

Türkiye’nin Doğu Akdeniz başta olmak üzere yaşadığı gerilimde neden yalnız kaldığının sorulması üzerine konuşan BBP Lideri Destici ‘’ Bunun birkaç sebebi var. Birincisi Türkiye’nin güçlenmesini istemiyorlar. Sadece emperyalistler değil, Doğu Akdeniz’e sınır olan diğer ülkelerde istemiyor. Meseleye İsrail açısından bakarsak Türkiye güçlenirse Filistin’de, Gazze’de zulüm yapamayacak. Meseleye Mısır açısından bakarsak bir darbe oldu ve Türkiye darbeci Sisi’yi tanımıyor. Herkes kendi menfaati açısından bakıyor. Libya ile neden bu kadar kolay anlaşabildik? Çünkü Libya zor durumda ve şuanda meşru hükümetinin de Libya’nın bölünmesine karşı Türkiye ile işbirliğini seçti çünkü burada tek samimi olan Türkiye. Fransa neden istemiyor? Çünkü Türkiye’nin bugün güçlü 3 tane sondaj gemimiz var. Türkiye tabiri caizse geçmişte etliye sütlüye karışmıyordu. Doğu Türkistan gündeme getirilmemiş, Musul gündeme getirilmemiş, Kerkük gündeme getirilmemiş, Türkmeneli bölgesi, Halep gündeme getirilmemiş. Hatta şöyle bir politika izlenmiş, biz sadece sınırımızın içinden sorumluyuz, sınırımızın dışındakilerle ilgimiz yok demiş. Bunu sadece Türk Milliyetçileri gündeme getirmiş.

''TÜRKİYE ÜLKE MENFAATLERİMİZ İÇİN ADIM ATIYOR''

Rahmetli Muhsin Başkan açıklama yapıyor ve arkasında iki tane afiş var. Birisi Esir Türkler Haftasıyla ilgili… 1980 öncesinde bu meseleleri Türk Milliyetçileri, Ülkücüler dışında gündeme getiren hiçbir grup yok. Türkiye’nin yalnız bırakılmasının ilk sebebi bu. İkincisi ise Türkiye’deki Cumhur İttifakı’nın oluşturduğu iktidardan batı memnun değil. Çünkü Türkiye artık eskisi gibi her söylenenen boyun eğen bir ülke değil. Ülkesinin  hak ve menfaatleri için, bölgedeki adalet için adımlar atıyor. Bu da emperyalist güçleri ve onların kontrolündeki kuklaları rahatsız ediyor. Yunanistan ise yeniden topraklarını kaybedeceği şeklinde korkulu rüyalar görüyor. Türkiye’nin kimsenin toprağında gözü yok. Yeter ki Batı Trakya’daki soydaşlarımıza zulüm edilmesin, Onlar yok sayılmasın ki şuanda Türk kelimesini dahi kullanamıyorlar.’’ ifadelerini kullandı. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol